Ernő Rubik, Rubik Küp’ün mucidi

Elinde Rubik Küp tutan Ernő RubikTüm dünyada Rubik Küp’ün yaratıcısı olarak tanınan Ernő Rubik, 13 Temmuz 1944’te, İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında Budapeşte’de (Macaristan) doğdu. Bir bilim insanı (uçak mühendisi) ile bir edebiyatçının (şair) oğlu olarak her iki ebeveyninden de etkilendi ve bu etki hayatı boyunca görüldü. Heykel eğitimine başlamış olsa da 1967’de Budapeşte Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu, ardından heykel ve iç mimarlık alanında lisansüstü eğitim aldı. 1970’lerin başında mimar olarak çalıştı, daha sonra Uygulamalı Sanatlar Okulu’nda iç mimarlık profesörü oldu.

Bir öğretim aracı olarak Rubik Küp

Ernő, bilimin, teknolojinin ve sanatın en belirgin özelliklerini bir araya getirdiği için en karmaşık faaliyetlerden biri olarak tanımladığı mimarlığa tutkundur. Öğretmenlik yaparken, yeni öğretim yöntemlerini sürekli arayarak eğitimin keşfetmenin ve öğrenmenin en iyi yolu olduğuna inanır. Küp de işte bu arayıştan doğdu.

“Mekân, inanılmaz zengin olanaklarıyla beni her zaman meraklandırmıştır: mekânın (mimari) nesnelerle değişmesi, nesnelerin mekân içinde dönüşmesi (heykel, tasarım), mekânda ve zamanda hareket, bunların birbirleriyle ilişkisi, insan üzerindeki etkileri, insanla mekân, nesneyle zaman arasındaki ilişki. Bence KÜP bu ilgiden, bu ifade arayışından ve bu düşüncelerin giderek keskinleşmesinden doğdu.”

1974 baharında, yer değiştirebilen parçalardan oluşan bir küp yapma fikri aklına geldi. Önce 2x2 bir küp yapmayı düşündü ama sonunda 3x3’te karar kıldı, çünkü bu küpte merkezler sabit kalıyordu. Parçaları bir arada tutmak için lastik bantların kullanıldığı başarısız bir tasarım da dahil olmak üzere farklı tasarımlar denedi. Son prototipte parçalar birbirine geçtiği için bir arada duruyordu. Böylece küpün kendisi için oluşturduğu yapısal tasarım sorununu, bir oyuncak olarak ne kadar popüler olacağını hayal bile etmeden çözdü.

Rubik Küp’ün başarısı ve şöhreti

Özgün ve yeni bir şey yapmış olmanın hoşnutluğuyla Ernő Rubik onu çözmeye çalışmaya başladı. Kolay değildi. Bulmacayı çözmenin bir yöntemi olup olmadığından bile şüphe etti. Yüzleri rastgele çevirmeyi düşündü ama şansın sıfır olduğunu fark etti. Sonunda, küpü bir aydan fazla inceledikten sonra onu çözdü.

30 Ocak 1975’te Ernő, ilk adı Sihirli Küp (Macarca Bűvös kocka) olan Rubik Küp için patent başvurusu yaptı. Patent 1977’de verildi ve küp o yılın sonunda satışa çıktı. Kısa sürede Macaristan’da çok popüler oldu, üç yıl sonra da tüm dünyada ün kazandı. Rubik Küp çılgınlığı başlamıştı.

Şöhret, Ernő Rubik’i bugün kolay ulaşılamayan, içine kapanık bir insan yaptı; Rubik Küp etkinliklerinde pek görünmez. Yine de kendi şirketi Rubik Studio ile Rubik’s Magic, Rubik’s Master Magic, Rubik’s Snake veya Rubik’s 360 gibi oyunlar ve bulmacalar tasarlamaya devam etti. Üniversitede ders vermeyi de sürdürüyor ve yetenekli genç mühendislere ve endüstriyel tasarımcılara destek olmak için International Rubik Foundation’ı kurdu.